Faydalı oluşu hastalıklara deva olmasından, zindelik, sağlık , güç vermesinden olsa gerek.Ve meşhur olması da lezzetli, faydalı oluşundan...”
Kaparinin bezelye büyüklüğündeki tomurcuklarının protein, vitamin, mineraller, rutin ve hardal yağı glikosidi yönünden oldukça zengin olması, onu doyurucu bir besin haline getiriyor. Gençleştirici ve “afrodiziak”- cinsel gücü arttırıcı- etkisi de keşfedilen kapari tomurcukları, Avrupa ve Amerika da vazgeçilmez bir çeşni olarak sofrada yerini alıyor. Özellikle Batı Avrupa ülkelerinde kaliteli bir meze olarak kabul görüyor.Kapari tomurcukları salamura edildikten sonra, zeytinyağı ve limonla işlem görüyor ve mezeye dönüşüyor;sofraların baş tacı oluyor.
İnsanlar kapariyi gıda niyetine tüketirken aynı zamanda, pek çok hastalığa karşı da bağışıklık kazanıyorlar.Örneğin özündeki rutin, kılcal damarlardaki kanamaları önlüyor.
İspanyollar köklerinden yaptıkları ilaçları, hemoroitin tedavisinden kalça rahatsızlıklarının giderilmesine, kadınların regl dönemlerinin düzenlenmesinden sancıların giderilmesinde kullanmışlar. Sirkesinden diş ağrılarının giderilmesinde faydalanılmış. Yine köklerinden zehirlenmelere karşı panzehir elde etmeyi başarmışlar.
Hindistan’da kaparinin kök kabuğu, taze veya kurutulmuş olarak yüzyıllardır müshil, tonik balgam söktürücü, solucan düşürücü, ağrı kesici olarak kullanılmakta. Romatizma ağrıları olanlar, felç geçirenler, dalak büyümesi şikayeti olanlar şifayı kaparinin kök kabuklarından elde ettikleri ilaçlarda bulmuşlar.
Avrupa’da meyveleri ve çiçek tomurcukları, müshil(kabızlık giderici) ve diüretik(idrar söktürücü) olarak kabul edilmekte, uyarıcı ve iskorbüt hastalığını önleyici olarak değerlendirilmekte.Yaprakların ezilmesiyle hazırlanan lapa ise gut hastalığının tedavisinde kullanılmaktadır.Ayrıca kan bozuklarının giderilmesinde yine kapariye başvurulmakta.
Uluslararası Kanser Enstitüsü’nde yapılan çalışmalarda kapari, anti tümör aktivitesi sağlayan “ekstrakt”ın hazırlanmasında kullanılan bitkiler arasında yer alıyor.
Devamını Oku...
Kapari Hapı Kampanyası
1 Kutu Kapari Hapı 50 TL
2 Kutu Kapari Hapı 95 TL
3 Kutu Kapari Hapı 135 TL
4 Kutu Kapari Hapı 160 TL
5 Kutu Kapari Hapı 190 TL 10 Kutu Kapari Hapı 380 TL Kapari Hapı Ankara, İstanbul, İzmir, Manisa, Eskişehir, Konya Büyük illerden vermiş olduğunuz siparişleri aynı gün kargoya veriyoruz. Kampanyamızdan yararlanmak isterseniz. İster online ödeme, ister kapıda ödeme seçeneğimizden yararlanabilirsiniz. Ödeme Bilgileri; FİNANS KARTA 12 TAKSİT KAPIDA ÖDEMELERE 5 TL KARGO ÜCRETİ ONLİNE ÖDEMLERE KARGO ÜCRETİ ALIMAZ - Hesaba Havale Not; Ödeme Yapabilmek İçin Satış Danışmanımızı aramanız gerekmektedir. Sipariş Telefonları; - 0090 541 520 56 99 7/24 Sipariş Hattı - 0090 541 520 57 97 7/24 Sipariş Hattı Msn İle İletişim; Msn Adresini Kaydedin İndirimden Yararlanın Botamarket@hotmail.com
Devamını Oku...
Aynı şekilde, doğrudan ya da dolaylı yoldan, sürekli ya da geçici, hissedilir derecede güç kaybına yol açan “ besin seçim”ini tanımlama çabasına da girmeyecektir.
Hipoglisemi (Kan Şekeri Düşüklüğü) Akla gelmeyecek kadar basit
Bir sürücünün yeni ve bakımlı arabasıyla birdenbire yolda kaldığını düşünün.
En yakın garaja çekici ile taşındıktan sonra, araba titiz bir bakıma girer. Fakat çabalar boşuna, arızayı hiç bir şey açıklayamıyor. Araba servis uzmanına götürülüp, en olmayacak varsayımlar bile ele alınıyor. Araba sökülmüş, en temel parçaları değiştirilmiş ve yeniden monte edilmiştir: sonuç aynıdır! Ve sonunda gizem çözülür: arabanın benzini kalmamıştır.
Hipogliseminin tanımı da biraz benzin arızasının tanımına benzer: akla gelmeyecek kadar basit!
Ortaçağ’da, nüfusun bir kısmı, ortalıkta domuzların kaynaştığı, farelerin hızla ürediği, sineklerin uçuştuğu, çöp ve dışkı yığınlarıyla dolu dar küçük sokaklı şehirlere sıkışmıştı.
Cüzam, veba, tifo, kolera, dizanteri yüzyıllar boyunca zavallı halkı kırıp geçirmişti. Ta ki bir gün bu pis yaşantıyla hastalıkların arasında bir sebep sonuç ilişkisinin olabileceği ve hijyenik önlemlerin yararlı olabileceği fikri uyanana kadar. O dönemin felaketleri, daha sonra çiçek hastalığı, tüberküloz veya frengi gibi çağdaş hastalıklar olarak isimlendirildi.
Devamını Oku...
Devamını Oku...



